Hülya Nutku

nutkuhulya@gmail.com

 

AYLIK KÜLTÜR SASNAT DERGİSİ YIL: 15    SAYI: 128    EKİM 2020

 

önce onun anılarının basılması dileğini iletiyor. Özdemir Nutku’ nun çalışmalarının tüm tiyatroculara ışık tuttuğunu vurgulayıp sözlerinin sonunda Özdemir Nutku hoca burada olsaydı “Haydi kısa kes, çocuklar daha fazla sıkılmasın, eğlenceden, kahkahadan mahrum kalmasın” derdi diyerek, orada bulunan çocuk izleyicilerin gülüşleri, coşkulu alkışlarıyla ve hocasına olan teşekkür borcuyla konuşmasını noktaladı.

        Konuşmaların ardından masal anlatımındaki başarısıyla dikkat çeken “Masallar Deryası” diye adlandırılan Derya Yıldırım, başarılı bir oyuncu olduğu kadar çocuklara yönelişindeki içtenliği, anlatımdaki ustalığı, etkileyici sesi kadar canlandırma ve efekt yaratmadaki yaratıcılığı ile çocukları hemen masal dünyasına çekti. “Yeşermeyen Tohum” başlıklı masalındaki merak uyandırma, çocukları masala katma, kullandığı aksesuvarlar ve sağladığı çeşitlilikle çocuklar onu ilgiyle izledi. Bu gösterinin beni en çok etkileyen yanlarından biri de Özdemir Nutku’yu 8 Kasım sabahı kaybettiğimizi öğrenen sevgili aile dostumuz, değerli besteci, birçok oyuna müzik bestelemiş olan sanatçımız Kerem Memişoğlu’nun kendisini Urla’daki stüdyosuna kapatıp, hocayı kaybetmenin getirdiği anı, yaşadığı duyguları notalara döktüğü o güzel bestenin, Derya Yıldırım masalını anlatırken fonda ardarda çalınıyor olması, Memişoğlu’nun Nutku’ya ithaf ettiği bir beste olarak şenliğe duygusal bir anlam kattı.

Derya Yıldırım 8 Ağustos’da “Altın Balık” 9 Ağustos’da da “Çiftçi ve Oğulları” başlıklı masalllarıyla şenliğe renk katan başarılı bir masal anlatıcısı ve oyuncu olarak katkı vermiş oldu.

        Konuşmaların ve çocukları çok etkileyen, düğüm noktaları ile, sürprizleri ile dikkat çeken, üstelik de kendi kendini yetiştirerek ustalık kazanmış Deniz Özgökbel, onun yardaklığını yapan Elif Dilek Özgökbel’le birlikte “Balon Sefası” başlıklı, çocukların merakını, ilgisini ayakta tutan bir turistik gezi hikayesini de içeren çok sevimli bir gösteri yaptılar. İlk gece de bir Karagöz gösterisi yeralmış bu gösteride hem yazdığı metinle hem oynatıcılığıyla ustalaşmış bir Karagözcü Hüseyin Dilan, “Karagöz Aranıyor” başlıklı gösterisini yetişkinlere yönelik olarak kaleme almış ve komik ögeyi de ona göre işlemiş. Üstelik Hüseyin Dilan bu metni Ç.Y.D.D’nin “kız çocukların okutulması” için yürüttüğü proje için hazırladığı için de çok kıymetli…

        8 Ağustos’daki etkinliklerden biri balondan oluşan kuklalarıyla ve hikaye anlatımında başarılı olan Osman Alınca’nın yaptığı “Balon Kukla Show” yine çocuklardan büyük ilgi görüyor. Aynı akşam Q Performans’tan Hakan Polacanlı “Sessiz Adam ve Sinek” başlıklı gösterisini yapıyor. Bu gösteri yaşamda yaptığımız hatalar ve buna bağlı ortaya çıkan kazalardan ders alması gereken bir palyaço ve sineğin hikayesi…

        9 Ağustos bir önceki gece Derya Yıldırım ve ertesi gecede yine Derya Yıldırım’ın masal anlatısıyla anlam kazanırken son gecenin gösterisini Karagöz Kumpanya’dan genç bir Karagözcü olan Hasan İlker Yıldırım, Tayfun Özeren’in yazdığı “Sihirli Orman” adlı gösteriyi yapıyor. Bu yetenekli sanatçının yaratığı atmosfer, kullandığı farklı perde teknikleri tüm Karagöz gösterilerinde olduğu gibi bu çalışmama dikkatleri çekiyor ve çocuklara çok keyifli anlar yaşatıyor.

 

        Geçmişte farklı mekanları, en çok beş alanı kullanan ekip, bu yıl pandemi koşulları nedeniyle denetlemek de kolaylık sağlayacağı için tek bir mekanı seçmiş. Bu da Tarla Zanat’ın “Curcunabazlar Sahnesi”, Açıkhava sahnesinde fiziksel mesafe gözetildiği gibi, Avni Apşin çocuk tiyatrosu alanı da gelen izleyicilerin bekleme alanı olarak düşünülmüş. Ayrıca kendi şenliklerini iptal eden Gömeç Belediyesi’nin kendi ses sistemi, platform desteği ve mekanın dezenfekte edilmesi konusunda verdiği destekle şenliğe önemli bir imza atmış oldu.

        Şenliğin belki seyircisi azdı, belki katılımcı sanatçı sayısı azdı, tüm bunlara karşın pandemi sürecinde böylesine bir şenliğin gerçekleşmiş olması takdire şayan…Ayrıca Özdemir Nutku gibi yaşamı boyunca mücadele etmekten yılmayan bir sanat ve bilim insanına ithaf edilmiş olmasının haklı gururunu yaşadı. Şimdiden Özdemir Nutku’nun da şenliğin hamisi olması adına da dileğim, bu şenliğin 10. Yılında gerçekleşeceği, 2021 yılının pandemi koşullarından uzak, toplumun sağlık koşullarını gerçekleştirmiş bir birlikteliği coşkuyla yaşamaya devam etmesi…

        Sevgili Ümran ve Eftal başta olmak üzere, tüm şenlik ekibine teşekkür ediyorum. Bu teşekkürümü Pagos yayınlarından çıkan adını Özdemir Nutku’nun koyduğu “Güneşe Tırmanmazsan Ayı Göremezsin” başlıklı kitabımı imzalayarak şenliğin 7 Ağustos akşamı armağan ettim. Nice şenliklerde buluşmak dileğiyle…

       

 

      Pandemi nedeniyle ülkemizde birçok şenliğin iptal edildiği bir süreçte, Taylıeli “Dokuzuncu Uluslararası Köyümüzde Şenlik Var Elim Sende Çocuk Sanat İmece” 6-9 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirildi. Şenliğe katılan sanatçılar uzun süre sahnelerden uzak kalmanın coşkusuyla, sanat adına bir şey yapmış olmanın doygunluğunu yaşarken, şenliğe katılan çoğunluğunu çocukların oluşturduğu izleyici, evde kapalı kaldıkları ve bireysel  oyunlarla zaman geçirdikleri için bu güzel atmosferi paylaşmanın sevincini yaşadılar.

 

        Taylıeli Şenliği’nin her yıl geleneksel olarak bir sanat insanına ithaf edilmesi, bu şenliğe ayrı bir anlam katmaktadır. Üstelik şenliğin en güzel yanı tümüyle imeceye dayanan yapısıdır. Şenliğin yaratıcısı Eftal Gülbudak ve Ümran İnceoğlu köydeki evlerini bir sanat evine dönüştürerek ve dayanışma ile yaptıkları Açıkhava tiyatrosu, Haluk Şevket Ataseven Kütüphanesi, Avni Apşin Açıkhava çocuk tiyatrosu ile bir sanat mekanı yaratmışlar. Şenlik Kurulu Ümran ve Eftal’in yanısıra Cem Ulu, Teoman Kumbaracıbaşı, Murat Karahüseyinoğlu, Özge Öztürk, Ahmet Ayaz Yılmaz, Hakan Polacanlı ve Ümit Deniz’den oluşan ekibiyle bu yıl, ÖZDEMİR NUTKU’ya ithaf ettikleri şenlikte, Nutku’nun da şenliğin başlangıcından bu yana hamiliğini yapmış olmasının da sorumluluğu içinde canla başla çalıştılar.

        Bu yıl şenliği Ç.Y.D.D nin de desteklemesi, sevgili dostum Uğur Doygun’un da yeraldığı 6 Ağustos akşamı “çocukların yararına” yetişkin seyircinin katılımı ile açılışını yaptıktan sonra, diğer üç günde çocuklara yönelik olarak sürdü. Çocukları her seferinde tahta bacak üzerinde karşılayan Onur Camcı’ nın yanı sıra Ahmet Ayaz Yılmaz’la birlikte ikili olarak, alanın hijyen koşullarının sağlanmasında çalışırken, Şehnaz Özgökbel de izleyicileri pandemi koşullarına uygun yönlendirilmelerini sağlayarak şenliğine başarısına katkıda bulundular.

        7 Ağustos akşamı, tam bir “Özdemir Nutku gecesi” olarak başladı. Doç.Dr. Ragıp Taranç’ın, Prof.Dr. Özdemir Nutku anısına hazırladığı belgesel gösteriminin ardından, broşürde de yeralan Prof.Dr. Ayşegül Yüksel’in Özdemir Nutku hakkındaki duygu ve düşüncelerini anlattığı yazısı okundu. O akşam şenliğe aileleri ile gelen çocuklar ön sıralarda maske ve sosyal mesafe ile oturuyorlardı.

Benden istenen, Özdemir Nutku hakkında bir konuşma yapmamdı. Onlara yaşlarının da küçük olması nedeniyle, tiyatroda bulunan ve 43 yıldır Özdemir Nutku ile birlikte yaşadığımız Sunar Sitesi komşularımın Özdemir hocayı yakından tanıdığı gerçeğiyle, salt çocukları dikkate alarak onlara “Beyaz ve uzun saçlarıyla, alçakgönüllü tavrıyla, sevgi dolu gözleri ve kurduğu sıcak ilişkilerle Özdemir amcalarına belki sokakta rastgelmiş olabilecekleri olasılığı” ile giriş yapıp onlara yaşamını anlamlı kılmak adına, Özdemir hocanın ne kadar çalışkan ve üretken biri olduğunu anlattım. Shakespeare’den kısaca söz ederek onun 29 eseri dışında toplam 52 oyun çevirdiğini, 2000’ e yakın eleştiri yazısı ve makalesinin olduğunu, 143 kitap yazdığını, şimdi de basılmayı bekleyen biri anı diğeri özgün, 6 çeviri ile toplam 8 kitabının basılmayı beklediğini söyledim. İşte yaşama sevincini hiç yitirmeden üreten, çocukluğunu cebinde taşıyan, merak öğrenme duygusunu taşıyan bu bilim ve sanat insanının çalışkanlığının bugün de yaşıyor olmasının kanıtı olduğunu söyledikten sonra son olarak onun bu özelliklerinin yönetmen, yazar, eleştirmen, araştırmacı, şair yanını zenginleştirdiğini, onun iyi bir eğitmen, öğretmen olduğunu, klasik ve caz piyanisti olarak başarılı biri olduğunu anlattıktan sonra, 16 yaşında iken Taksim Şan sinemasında bir Scarlatti, Bach konseri verdiğini söylediğimde tüm bunları ilgiyle dinleyen çocukların gözlerindeki pırıltı beni aralarında kim bilir ne cevherler vardır diye düşünmeye sevk etti.

        Etkinlik boyunca sevgili Ümran İnceoğlu tüm ayrıntıları fotoğraf çekerek belgelerken ikinci konuşmacı olarak sevgili kızım Zeynep Nutku öncelikle tüm sanatçılara ve katılımcılara teşekkür etti. O da çocuklara yapılan bu etkinliğin ne kadar değerli olduğunu anlattıktan sonra çocukların ailelerine, çocuklarının eğilimi ne olursa olsun mutlaka sanatla buluşturmaları gereğinin öneminden söz etti. Bunu söylerken de dünyaca ünlü bilim insanlarının mutlaka bir enstrüman çaldığını babasının da verdiği örneklerle açıkladı. Bunun çocuğun yaratıcılığı ve üretkenliği konusunda ne denli önemli olduğunu vurguladı. Özdemir Nutku’nun bu konuda ne kadar açık fikirli bir baba ve hoca olduğuna değindi.

        Üçüncü konuşmacı yılların komşusu, yazarlık mezunumuz, Burhaniye Devlet Hastahanesi eski Başhekimi Lemi Turgut’un başarılı reklamcı, yazar kızı Ebru Turgut söz aldı. İki yıl önce bu şenliğe Özdemir Nutku hocasıyla birlikte geldiğini anlatan Ebru Turgut, hocasından söz ederken “Rehberim” sözcüğünü kullanıyor ve onunla yaşadığı şenlik heyecanını anlatıyor ve onun okulun kurucusu olarak, kendinden çok öğrencilerini düşünen biri olduğunun altını çiziyordu. Özdemir Nutku Türkiye’de ilk gezici kamyon tiyatrosunu kurduğunu tiyatro izlememiş çocukların olduğu beldelere (72 belde) yaptığı turnelerle büyük bir hizmet verdiğini belirtti. Hocasının tiyatroya olan sevgisi ve inancının, o kocaman yüreğinden kaynaklandığını, çocuksu olmanın ve çocuksu düşünmenin bunda rol oynadığını söyledikten sonra bir an

 

Dokuzuncu Uluslararası Taylıeli Tiyatro Şenliği

Özdemir Nutku Anısına İthaf Edildi

 

ÖNCEKİ YAZILARI

AĞUSTOS 2018 EYLÜL 2018 EKİM 2018 KASIM 2018 ARALIK 2018 OCAK 2019 ŞUBAT 2019 MART 2019 NİSAN 2019 MAYIS 2019 HAZİRAN 2019 OCAK 2020 ŞUBAT 2020 NİSAN 2020 MAYIS 2020HAZİRAN 2020